Adam altıncı sokağın solundan döndü.Ve nihayet sonunda döndü.Ağlamadan.Herhangi bir şubat ayında ona yağmurlardan söz ettim.İçinde beklemekten nemlenmiş bir kurabiye gibi dağıldı sözcükler.İçinde bitmeyen bir sigara içmek arzusuyla gözleri seyire seyire anlattı bana herşeyi.(Her şeyi anlattığını söylemişti.)Ona savaşta ölen çocuklardan bahsetim.Sonra kabuslarımı anlattım.Son bir kaç yıldır çok kabus görüyordum.Seslerin bilindikliği içinden damıttım kelimelerin üstüne basışını.Tek derdi o yazamadığı hikayeleriydi.Kendi hayatından vazgeçmişti tamamen.Anlatmaya çalıştığı bir şeyler vardı.Önce çekmecenin üzerinde,sonra içinde ve sonra da altında neler olduğunu anlattı bana..Son bir kaç yıldır görmemiştik birbirimizi..Ben ona işlerimden dem vurdum sonra taşındığımı söyledim.Nereye diye sormadı.O da bana kabuslarından ve çekmecesinden söz etti tekrar.Her şey onu bıraktığım halinden daha da bir zorlaşmıştı sanki onun için.Anlatamadığı hikayelerinin esiri olmuştu..Biz birbirimizin hayatından vazgeçeli,önce bir pastanede çalışmaya başlamış.Çikolatalı,böğürtlenli pastalar,susamlı çörekler,şekerli kurabiyeler yapmış bir kaç ay..Ve sonra içindeki her şey bayatlamış ve dağılmış..tıpkı bir kurabiyenin parçalanışı gibi' diyordu anlatırken..Masanın üstüne koyduğu ellerine baktı bir an.Ona ait değillermiş gibi.Ya da hayatında ona ait herhangi bir şey kalmamış gibiydi.Kabuslarından söz etti bana.Durmadan gördüğü o savaş sahnelerinden.Etekleri kana bulanmış kadınlardan,erkeklikleri talan olmuş erkeklerden ve darma duman olmuş şehirlerden söz etti..Savaş yok dedim..Peki tüm bu insanlar neden ölüyor o zaman dedi.Sen neden ölmüyorsun diye sordum..Gözlerindeki kahverengi ağırlığıyla baktı bana.Hiç kimseymişim gibi baktı.Sonsuza kadar baktı.
Sol cebinden bir tabanca çıkardı..Başına dayadı.
Bayatlamış bir kurabiye gibi dağıldı beyni.(O böyle anlatırdı ölümünü)
Ve nihayet bitmişti kabusları.
14 Nisan 2012 Cumartesi
9 Nisan 2012 Pazartesi
Ama'lardan daha değerli..
Tenhada kaldım.yalnızca ben.avutulmamış bir ben..Şimdi gözlerine düşen o anlamsız bir tutam saçtan,utangaç bir teselli türettim kendime.Sen yokken gülemem demedim..Daha bir haykırarak güldüm.Ara sıra dengesizliklerim olur bilirsin.Bazen çok.Ama bu son olsun.Ahh bir hatırlasam hangi mevsim gittiğini..Ben sadece sensizlik ertesi bir düş görüyorum senden sonra.Senden beri kırılganım..Şimdi ellerinle tuttuğun o anlamsız bir kaç yudum içki,boğazımdan inmiyor sensiz.Gecenin ortasında bir ben kaldım..Delikanlı gibi vuruyorum ama kendimi şakağımdan..ben her ne kadar elinde bin parça olsam da,gururumu o bir tutam saç gibi düşürmüyorum gözlerinden.akşamlar kayboldu bak.Sırtımı kirpiklerine dayayıp,çıplaklığını izliyorum..Oysa ben sana 'ama'lardan daha değerli bir kaç cümle söyleyecektim.Hatta 'ama'lar bir cümle bile etmiyor zaten.Ben senin en çok yolun yarısından bana dönüşünü sevdim.O yolu sevdim.Dönüşünü.Seni.Gidemeyeşini sevdim.Sonra hep öyle olur zannettim.Her gittiğin yoldan dönersin sandım.Gerisin geri.Ben yine de sana rağmen,alıp götürecektim seni,bakmasaydın eğer yüzüme o gece.Evet,başkaları değdi bedenime.Ama ellerim senden sonra zehirlendi çürüdü.Parmak uçlarıma başka bir iz değmedi senden beri.Şarkılar sen yoksun diye var zaten..İnsan yokluğa da şiir yazarmış.Yokken daha çok yazarmış.Şaşırdım.
Sana methiyeler düzen bir soytarı değilim ben.Ben sadece alıp götürecektim seni,bakmsaydın eğer yüzüme.Senle bambaşka bir ihtimal dahilinde karşılaşmak isterdim.Artık mesele senle konuşmak değil.İçimdeki her şeyi söyledim sana..Bizden bahsettim olabildiğince.Aklımda biz'li şarkılar,filmler,sokaklar,sahiller,yemekler,kitaplar türettim.Tek giden sensin belki ama kalan her şey sensizliği yaşıyor ayrı ayrı..Sensiz ev,sensiz odalar,sensiz içkiler,sensiz benler falan filan.
Ben senin en çok gidemeyişini sevdim.Ama biz..Oysa ben sana 'ama'lardan daha değerli bir kaç cümle söyleyecektim...Ben yine de sana rağmen,alıp götürecektim seni,bakmasaydın eğer yüzüme o gece..Ben en çok kaçıp gitmeyi düşledim senle.Ben senin en çok yolun yarısından bana dönüşünü sevdim.O yolu sevdim..Dönüşünü.Seni.Gidemeyeşini sevdimAma diyeceğim..bilirim sevmezsin 'ama'ları ama..
Bu sefer dönüşün biraz uzun olmuyor mu sence de?
Sana methiyeler düzen bir soytarı değilim ben.Ben sadece alıp götürecektim seni,bakmsaydın eğer yüzüme.Senle bambaşka bir ihtimal dahilinde karşılaşmak isterdim.Artık mesele senle konuşmak değil.İçimdeki her şeyi söyledim sana..Bizden bahsettim olabildiğince.Aklımda biz'li şarkılar,filmler,sokaklar,sahiller,yemekler,kitaplar türettim.Tek giden sensin belki ama kalan her şey sensizliği yaşıyor ayrı ayrı..Sensiz ev,sensiz odalar,sensiz içkiler,sensiz benler falan filan.
Ben senin en çok gidemeyişini sevdim.Ama biz..Oysa ben sana 'ama'lardan daha değerli bir kaç cümle söyleyecektim...Ben yine de sana rağmen,alıp götürecektim seni,bakmasaydın eğer yüzüme o gece..Ben en çok kaçıp gitmeyi düşledim senle.Ben senin en çok yolun yarısından bana dönüşünü sevdim.O yolu sevdim..Dönüşünü.Seni.Gidemeyeşini sevdimAma diyeceğim..bilirim sevmezsin 'ama'ları ama..
Bu sefer dönüşün biraz uzun olmuyor mu sence de?
6 Nisan 2012 Cuma
Sen Yoksun Diye ---
Sadece anlamaya çalıştım kendi aciz zihnimde.Uyumadım.Bir sigara daha yaktım.Sana yazdıklarımı okudum,bana yazmışsın gibi.Her gün başka bir yol denedim unutabileyim diye.Bir gün nefret ettim senden,diğer gün vazgeçtim,ertesi gün bir daha aşık oldum.Sensizlik bana kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek şeyler yaşattı.Şarkılar söyledim sokaklar boştu,insanlar tuhaf bakıyordu.Gülüyordu ve hatta.Romantik komediler izledim.Güldüm sonra ağladım..Birileri geldi,karşımdaki koltuğa kuruldu bir şeyler anlattı ve gitti.Aynı şey yatağımda da oldu elbette.Sırf sen yoksun diye beni başkaları sevdi.Senin gibi değil.Ben başkalarını öptüm.Ben başkalarına baktım. O lanet olası göz bebeklerinin büyüyüp küçülüşünü izledim.yanaklarının kenarındaki çizgileri.Dillerini hissettim.Kokularını.Tükürüklerini ve terlerini.Beni sensizlik kirletti.Sırf sen yoksun diye ben daha çok aşık oldum sana.Sırf sen yoksun diye birileri şarkılar yazdı bir yerlerde,daha çok acı çekeyim diye.Daha çok yolculuk yaptım.Daha çok kaçtım.Daha çok gittim.Gittiğim şehirlerde gene seni bekledim.Sesini canlandırdım zihnimde.Sırf senin yüzünden,sırf sen beni sevemedin diye,ya da belki de korktun diye beni başkaları sevmeye kalktı.İstemedim.Daha da utandım.Daha da sustum.Hiç kimse sen değil,anladım tamam da.Sen de artık hiç kimsesin sanki.Tarihte adın geçmeyecek ya da gazetelerde kitaplarda.Sen siyah beyaz filmler izlemekten vazgeçmişsin.Başkalarıyla sevişmişsin,anlarım da,ya başkalarını sevdiysen!Ya çok sevdiysen.Ya sevişmekten ziyade sevdiysen..Ben kafamdaki oğullara senin adını vermişsem.Senin yüzünden babasız çocuklar doğurmuşsa zihnim.Ya sen benim tam da o gün o eylül akşamında çoktan üstüme basıp geçmişsen.Ya sen yoksun diye ben de yok oluyorsam.Şimdi sırf sen yoksun diye ben de yokum sanki.Şimdi sen yoksun diye ben hiç bir şehri sevemiyorum.Elimi alıp yüzüne koysaydım.Tutup öpseydim dudaklarından.Canını yaka yaka.O gece yapsaydım bunu.Seni çoktan kaybetmişken daha ne kaybedebilirdim ki..Seni İstiklal caddesinde yürürken görseydim.Herkes donsaydı.Tutup saçlarından öpseydim seni.Sarılsaydım.Sırf senin yüzünden daha çok terkedildim,daha çok sustum.Ben kalkmış sana içimdekileri anlatmaya çalışırken sen götü boklu iki orospunun peşinde geziyorsun belki de.Seni benim sevdiğimden daha çok sever belki birileri,ama asla benim gibi sevemez.Senin tek suçun beni sevememendi,ya da çok korkman.Hangisi canımı daha çok yakardı bilmiyorum.İhtimalin bile yokken irrasyonel bir düşün peşinde bacaklarımı sürükleye sürükleye ilerliyorum.Sen beni sevemedin diye ben senden başkasını sevemiyorum be adam.Sevme beni tamam,siktir et.Umursama bile.Ama artık anla ulan.Susmak yerine anla.Senin cümlelerin,senin şarkıların,senin resimlerin,senin sevdiğin yerler,içkiler..Hepsi peşimde sanki.Sensiz yerlerde senli şeyler görmekten bıktım.Senden vazgeçmek,başkasına aşık olmak bir ihanet.Senle olmak bir imkansız.Sensiz olmak daha da bir imkansız.Tükeniyorum.Sensiz yapabilseydim konuşmazdım ki bu kadar.Olmuyor demek ki.Şimdi sırf sen yoksun diye
-ben de gidiyorum artık..
Hem kaybedecek ne var ki..Kaybetmişken seni.
-ben de gidiyorum artık..
Hem kaybedecek ne var ki..Kaybetmişken seni.
27 Mart 2012 Salı
vazgeçse de bekleyenler.
Şimdi her şey bıraktığından daha kahverengi.Evi bok götürüyor.Sakallarım uzamış.Evden çıkmamışım hiç..Midem bomboş.Duvarlar belirsiz.Renkler silik.Şimdi her şey bıraktığın gibi aslında.Ben yerimden kımıldamamışım.Bir sürü mektup yazmışım,bir sürü intihar kuşanmışım.
Senin ne kadar imkansız olduğundan bahsetmedim.Aynı yolun yolcusu değildik besbelli.İşte bazen sadece bir bitişi bir sonu olsun istiyor insan.Öyle boşlukta asılı kalmış her şey sanki.Ne gitmeyi becerebilmişsin büsbütün,ne de kalmayı,biraz da olsa..Anlayamamışım sanki.Kendimce dramatik senaryolar da üretmişim,mutlu sonlar da.Her türlü halini yaşamışım,aşikar.Bakıyorum da ne çok yarası olan insan var etrafımda.Herkes birilerini bekliyor.Evet vazgeçtim diyor ama hala bekliyor sanki..Vazgeçmek kendimize mi ihanet etmek onlara mı?Başkalarıyla sevişiyoruz.Daha tutkulu,daha çok,daha sık.Daha çok içiyoruz sonra,daha çok kahkaha atıyoruz.Daha basit dertlerimiz oluyor.Faturaları ödeyemiyoruz belki,ya da evdeki herhangi bir şey bozuluyor.Ülkedeki azınlıklara üzülüyoruz.Parasızlık canımızı sıkıyor.Hasta oluyoruz veyahut.Ama bekliyoruz hala.Hem de şiddetli bir öfke bitmeyen bir sabırla.Siz ne zaman tanıştınız nerde tanıştınız bilmiyorum.O günde tam da o günde kalakalıyor insan sanki.Bir yerden sonra tarih yerinde sayıklamaya başlıyor.Onun üstünden zaman geçmiyor.Kim demişti hatırlamıyorum ama,zamanla geçen tek şey zaman ya hani..Kaç beden,kaç milyon yıl girerse girsin araya sen o günde tutuklu kalıyorsun..Ulan boşverdim ben vazgeçtim bitti diyorsun..Bahsetmiyorsun.Bilmiyorlar.Ama sen bekliyorsun be gözünü sevdiğim.Kabul et.Vazgeçmek sığmıyor çünkü ruhuna..Yediremiyorsun..Daha ne kadar çok kaybedebilirim diye düşünüyorsun.Hem bu saatten sonra neye,nasıl yeniden başlayacaksın ki?
İşte kimileri vazgeçemez velhasıl..Sadece daha çok sevişir,daha çok sigara yakar,daha çok içer.Daha az ağlar zamanla belki.Ama daha az beklemez...
20 Mart 2012 Salı
Kıyamet..
3 yaşımdayken trene bindirip gönderdiler beni.Ateş var sanki.Kum var hayır hayır.Tepeden ayağa kum olmuşuz..Yaprağın üstünde kaldı her şey.İp atlarkenki kız çocuğu tebessümlerimiz erkeklikler altında kaldı,ezildi belki de..İnsan severek kirletiyor ya kendini.İnsan kirlenerek vazgeçiyor ya sevmekten.Şimdi artık her şey.Artık her şey kıyamet.Fırtına aldı götürdü.Çocukluktan bilyeler kaldı.Çekmecenin içinde hatıra defteri.Hatıra olarak bi o kaldı.Hiç bir şey yarına kalmadı.Kertenkeleler de üşür ben size anlatamadım.Okuduk okuduk.Musa asasını tepemize indirene kadar okuduk.Kızıl deniz kanımızla kızıla boyanana kadar dövdüler bizi.Bir ağaç vardı.Hay Allah adı neydi.biliyordum sanki.Biliyordum.Ben neden onu sevdiysem artık.Batıl inanç.Çaputu değil kendimi astım ağaca.Olmadı.Şarkı söyledim.Bağırmak ki hem de nasıl.Rüya gördüm.Aman Allah.kıyamet kopmuş.dışarıda buz var.Buzun içinde çocuklar.Donakalmışlar.Ezan okunuyor her yerde.Buzdan çocuklar,Ateşten adamlar,Topraktan kadınlar..Uykudan uyandık.Uykuya daldık.Herkes gelinlik giymiş..Kırmızı gelinlikler.Kız çocukları bakire.Kız çocukları piç.Erkekler yok.Cehennemde ip atlıyorum kızlarla.Tanrı gücenmesin diye saklıyorlar beni.Ağaçlar var.Anlatılıyor ya..ne istersen.Elma erik.Ağaçlar üşüyor.Hayır ama asla gidemezd(s)iniz.Yalan söylemişler hayırsızlar.Cennet Beyaz değil.Cehennem yok.Hayır gitmeyin.Kimse kalmadı.Batan Titanik değil akılsızlar.Batan nuh'un gemisi.Tanrı'nın dili ne latince ne arapça.Yalan söylemişler.Tanrı konuşmamış işaret etmiş sadece.nuh yapmış,musa yapmış,isa yapmış.Tanrı sadece bir kız çocuğuymuş ya da belki de bütün kız çocukları tanrıymış.Kan düştüğü an bedene,Tanrı terketmiş bizi.Zaman aldı gitti bizi çocuklarım.Zaman aldı ,rüzgar değil..Talihsiz bir kuşağız şüphesiz.Ama her şeyi görüp bileniz aynı anda.İz miz yok..Gitti.yokmuş aslında yokmuşuz.Uyanın dedim her yer demir.Uyanın veyahut toprak yok ki artık.Emrediyorum belediye başkanının bana verdiği yetkiyle canınızı kıyıyorum.Ama hayır olamaz.Gözleriniz ne kadar da gri.Kurşuni.Gözleriniz ne kadar da yok.Siz ne kadar da yoksunuz.Koskoca bir insanlık yerle bir oldu.Siz hala ip atlıyorsunuz.Ama olmaz ya da böyle.
Kıyamet koptu hepimiz sağ kaldık ama Tanrı öldü.Peki şimdi ne olacak?toprak uyuyor çocuklarım,siz uyuyorsunuz.
Siz bekliyordunuz ama oysa her şey çoktan bitmişti..
Herkes bilsin ki,bu sadece şiddetli bir hayatın artçı sarsıntılarıdır.
Sağlıcakla ölün.
Kıyamet koptu hepimiz sağ kaldık ama Tanrı öldü.Peki şimdi ne olacak?toprak uyuyor çocuklarım,siz uyuyorsunuz.
Siz bekliyordunuz ama oysa her şey çoktan bitmişti..
Herkes bilsin ki,bu sadece şiddetli bir hayatın artçı sarsıntılarıdır.
Sağlıcakla ölün.
17 Mart 2012 Cumartesi
Sen Sen ol
Işıkların renginden anladığım kadarıyla 2012 yılının şubatında olmalıyız.Uzun zamandır güneş yok.Toprak buz tutmuş.Birileri geldi gitti.Hava buz.Sigara yaktılar,tuvalette seviştiler,adam öldürdüler,trene bindiler.Gittiler.Tekinsiz türküler tutturdum.Birilerine saati sordum.Sonra birileri ve biz ya da ben..Ağladık.Sene Bin dokuz yüz bilmem kaçtı.Yaramız büyüdü.Ben zamanı geçmişe sararak yaşıyorum çünkü bence bugünü ve geleceği çoktan tükettim.Kadınlar tekinsiz yaratıklar.Erkekler korkak.O yüzden ben hep yola çıktım.Gitmekten bahsetmek istemiyorum artık.İnanın ya da inanmayın,annenizi bile uçurumdan itmişseniz yarının senedi yok artık sizin için.Biz,siz ve tüm o diğerleri.Kadınlar ve erkekler..Bir kuşak kirlettik.Çocuklar kuşları sapanlarla vurmaya başladığından beri,ben artık ne mor elbiseli kadından bahsediyorum ne de şu illet baş ağrısından.Sadece kapılara dayanacak kadar sevmek istemiyorum artık.Ve ama artık,ben kimseyi sevmek istemiyorum.Hayır siz sadece çok fazla Shakespeare okuyorsunuz.Romeo'yu geçen meyhanede görmüşler pek bir dağıtmış.Sonra da kalkıp DJ partisine gitmiş bir güzel kurtlarını dökmüş.Juliet bir parfüm markası sadece.Pamuk prenses Çukurova doğumlu.Hiç bir şey düşündüğünüz ve ama düşündüğümüz gibi değil sadece.Ben artık sadece kapılara dayanacak kadar sevmek istemiyorum.Mor da bir renk ama ben en çok onu seviyorum.Yükseklerden atlama sendromuna yakalandım.Siz ve sis..Ben ve is.Ahenkte güzel de anlamda çöküntüyüz.Kapı aralığında sıkışmış bir çift serçe parmağıyız.Kapılardan nefret edelim bugün.Meşaleler yakalım.Molotof kokteylleri içelim.No 3 yeşil kapı.Kapının önünde duran mor elbiseli kadın.Mor elbiseli kadının cebinde duran küçük bir kağıt.Burdaydım küçük prens yazıyor.Hayır masal mı yazıyoruz.Ne bu şimdi?Romeo Julietler pamuk prensesler KÜÇÜK prensler.İlaçlara meyletme.Oğlanlara meyletme.Ananı uçurumdan atma eşşek herif..Kadınları asla sevme.Erkeklere asla aşık olma.Sen sen ol aşık olma..
Her şeyi bir kenara koy da
Sen sen ol
amman diyeyim başkası olma !
Her şeyi bir kenara koy da
Sen sen ol
amman diyeyim başkası olma !
6 Mart 2012 Salı
Eskiden...Ama artık.
En çok neye üzülüyorsun diye sordu.Masumiyetimi kaybedişime dedim.Düşünceler kirlendiğinden,saç renkleri değiştiğinden beri biz o eski biz olamıyoruz.Kendimi çok kötü hissediyorum..Trenler,yolculuklar,dost sohpetleri yardım etmiyor.Birinin elleri kirlenmiş,saçımızı okşayarak temizliyor..İnsanları dinlediğim için kızıyorum kendime..Belki de beklemekten vazgeçtiğin an bitiyor her şey.Hayal kurmayı bırakalı,artık hiç bir şey iyi değil.Oysa iyiydi bazı şeyler.Bir şeylerin iyi gittiği de oluyordu..Eskiden..Bazen yalanlar söylesinler istiyorum.Ben öyle seviyorum.Her şey filmlerdeki gibi değil diyorsunuz.Hayır efendim her şey tıpkı o filmlerdeki,şarkılardaki gibi..Yemeklerin tadı aynı değil artık,sigaranın da,öpüşmenin de..Yalnızlık aldı başını gitti.Kedileri sevmedim hiç..Bir o değişmedi belki de.Yalnız kalmaktan korkmuyorum.Sadece onlar gibi olup bir başıma kalmaktan korkuyorum.İnsan bedenine adamları ekledikçe büyümüyor,çoğalmıyor.Tam aksine herkes bir şey alıp gitme telaşında.Ben gün batımlarını severdim.Banklarda beklemeyi,şiir yazmayı,çay içmeyi.Anlatmayı severdim.Şimdi sevemiyorum hiç birini.Hiç kimseyi.Günlerden ne,onu bile umursamıyorum.İşte birbirinin aynı milyonlarca dakika ve insan.Zamandan aşağı düşüyoruz hepimiz.Şehirler bombalansa da tepemizde biz açlığın ve azgınlığın içinde debeleniyoruz.Açız orospu çocukları.Bir de yalnız.Birbirimizi yiyoruz yalnızlıktan orospu çocukları..Biz açlıktan değil yalnızlıktan..Birbirimizi yiyoruz.Hiç bir şey iyi bir şey değil artık.İnsanlar annelerini özlemiyor artık.Babalarından söz bile etmiyorum.Sanki arıyorum koşuyorum duruyorum bekliyorum başlıyorum.Virgülsüz,es vermeden bir yaşamak düşlüyorum.Koridorda piçin tekinin tablosu.Bir insan babası piç diye piç mi oluyor,yoksa var bile olamıyor mu?Ben siz vazgeçmeyin diye yapıyorum..Kendim için değil.Çocukluk mayhoş bir sarhoşluk.Ben artık çocuk değilim madem,elimde baba olmaktan başka seçenek kalmıyor.Biz burada can çekişiyoruz.Biz burada birbirimizi yiyoruz.Sen de biliyorsun değil mi?Biz aşık olma hakkımızı çoktan kullandık.Sokaklar artık bizim değil.Biz sadece açız ama üşümüyoruz yine de.Aklıma bir bayram günü yeşil elbisesiyle damdan atlayan kız geliyor.Biz de düşüyoruz aşağı ama zinhar çakılmıyoruz yere.Siz sadece anlamıyorsunuz hala.Biz sürekli düşüyoruz.Yine ve yeniden.Sonsuza kadar düşüyoruz.Kimse uyandırmıyor,yere çakılmıyoruz.Siz sadece anlamıyorsunuz hala.Biz artık sevmiyoruz.Hiç bir şey aynı değil işte.Ne hiç.Ne bir.Ne şey.Elden ne geliyor şimdi.Adamın tekinin altına yatıp,aklanıp,doğacak oğullara isim biçmekten başka ne annelik kaldı elimizde.Anneler terlik giymiyor zaten artık.Topuklu ayakkabıların üstünde yürüyor koca memeli,rahmi yalnız varlıklar.Anneler aynı değil.Biz aynı çocuklar değiliz..İyi şeyler vardı ama hani.Saygı duyun.Siz aşık olma hakkınızı çoktan kullandınız.Merdivenin ikinci basamağında bıraktığın ayakkabın değil sadece..Hala anlamıyor musun..Pamuk kadar beyaz değilsin artık.Ve hafif.Biz artık hiç kimsenin çocukları ve hiç kimsenin anneleriyiz.Biz orospu çocuklarıyız.Biz birbirimizi yiyoruz orospu çocukları..
Birbirimizi yiyoruz..
Açlıktan değil.
Yalnızlıktan..
Birbirimizi yiyoruz..
Açlıktan değil.
Yalnızlıktan..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)